«


Aynalı Martin
, Türk tarihi açısından önemli bir yere sahip bir tüfektir. Bir çok türkümüz de bu tüfeğin adı geçmektedir örneğin; Hekimoğlu Türküsü, Drama Köprüsü, İnce de Mehmet Martin Takmış Koluna. Nasıl oldu da bu silah Osmanlı İmparatorluğunda Aynalı Martin olarak anıldı ve halk arasında bu kadar sahiplenildi?

Martini-Henry Tüfeği

Friedrich von Martini
Friedrich von Martini

Martin yada bilinene adıyla Martini-Henry Tüfeği, İsviçreli silah ustası Friedrich von Martini ve Alexander Henry tarafından 1870 yılında üretilmiş bir silahtır bu nedenle Martini-Henry adını almıştır. 1871 tarihinden itibaren, Birleşik Krallık ordusu tarafından kullanılmaya başlanmıştır.

Martini-Henry Tüfeği ilk olarak Henry O. Peabody tarafından geliştirilen Peabody tüfeğinden esinlenilerek Friedrich von Martini tarafından daha farklı bir tüfek mekanizması geliştirerek ve Alexander Henry tarafından üretilen çokgen namlu (poligonal tüfek) ile birleştirilerek üretilmiştir.

Aynalı Martin Yapılıyor

Bu sıralarda ise Osmanlı Devleti’nde, askerî alanda çalışmalar yapıldığını görebiliriz, özellikle Osmanlı Devleti’nin piyade sınıfı askerlerin eğitimine önem verdiğini görmekteyiz, bu bağlamda piyadelerin tüfeklerinde de değişime giderek Winchester markanın yanı sıra ona çok benzeyen diğer bir model Henry-Martini tüfeğini de tercih ettiğini görüyoruz. Bu dönemde Osmanlı tahtında oturan Sultan Abdülaziz’in (1861-1876) askeri çalışmalarına ciddi önem verdiği ve çaba sarf ettiği bilinmektedir.

indir e1685889085935
194px Abdulaziz 1

Osmanlı Ordusunu çağın teknolojisine ayak uydurması için büyük sermayeler harcayan Sultan Abdülaziz o dönem piyasaya çıkan Martini-Henry Piyade Tüfeği‘ni yakından takip ediyordu. İşte bu tarihlerde, Peabody Tüfeği’nin haklarına sahip olan Providence adlı bir firma, Martini-Henry tüfeğinin mekanizmasını aynı şekilde kopyalayarak yeni tüfekler üretime koymuştu. Martini-Henry tüfeğine büyük ilgi gösteren Abdülaziz 1872 tarihinde Osmanlı ordusuna yeni tüfekler girmesi için ihale başlatmış ve bu tüfeklerin üretim için Providence şirketiyle anlaşmıştır. 1872 yılından itibaren tüfeklerin üretimi için 6 yıllık bir periyotta, ağırlıklı olarak Henry-Martini tüfeği olmak üzere yaklaşık 600.000 adet tüfeğin orduya girmesi planlanmıştır. Daha sonra ki yıllarda bu silaha Türkler arasında “Aynalı Martin” denilmiştir, “Aynalı Tahir” de kullanılan isimleri arasındadır.

Dipnot: neden Aynalı Martin denildi? Hekimoğlu, özel olarak yaptırdığı mavzerinin üstüne bir ayna taktırıyor. Çatışmaya girdiğinde, bu aynayı düşmanının gözüne tutarak, gözünün kamaşmasına, dolayısıyla hedefini şaşırmasına yol açıyor. Bu olay Hekimoğlu Türküsü’nde geçmektedir.

Martini-Henry Tüfeğinin Özellikleri

istockphoto 956317350 170667a

Namlunun içi: Namlunun içi başlangıcından itibaren merkezden namlunun bitimine kadar olan hata, mihver-i mecef veya namlu mihveri ismi verilir. Namlunun iç kısmı yivli yivsiz olmak üzere iki kısımdan oluşmakta olup yivsiz olan kısmına fişek yatağı adı verilir. Fişek yatağı namlunun en gerisinde bulunup tamamen fişek şeklindedir. Adı geçen şekil yan tarafı koni şeklinde iki zıt yapıdan ibarettir. Taban ile tabana koşut olan bir düzlemle sınırlanan bu koni parçalarının birincisi fişek barutunun ve ikincisi ise sıkı ve kurşunun bulunduğu kısımlara aittir.

Fişek yatağının bitiminde kovan tablasının etrafında halka şeklinde bir oyukluk mevcut olup bunun sağ ve solunda kovanları dışarıya atmaya yarayan tırnakların yatağı bulunur. Namlunun yivli kısmında yedi adet yiv olup namlunun iç kısmında, etrafında soldan sağa doğru devrederler. Her bir devir 560 milimetrede sona erer buna da hatve-i helezon (dairesel)19 ismi verilir. Setten sete olan bu aralık 11,43 milimetre olup buna tüfeğin çapı denilmektedir. Namlunun uzunluğu 840 milimetre olup yivli kısmı 778 milimetredir.

Nişangâh: Nişangâh: Nişangâh yatağı ve vidası ve yatak yayı, vidası, nişangâh levhası ve süngüsü ve levha başlığı, vidası, namlarındaki parçalardan oluşmaktadır. Nişangâh yatağı biri diğerinden yüksek olmak üzere başlıca iki kısımdan ibarettir. Bu yatağın ortası yarık olup geri tarafında birer küçük deliği kapsayan iki kulak mevcuttur ki bu kulaklarda söz konusu deliklerden geçen çivi levha ayağındaki delikten de geçerek levhayı yatağa sabitler. Yatağın yüksek olan kısmı birbirinden yüksek olmak üzere üst üste sıralanan çizgiler şeklinde üç kısma ayrılmıştır ve her bir kademenin hizasında olmak üzere nişangâh yatağının sağ yanında 100, 200, 300, 400 rakamları yazılmıştır. Nişangâh yatağı kalay ile namluya lehimlendiği gibi yatak vidası vasıtasıyla da namluya vidalanmıştır.

aynalı martin

Mekanizma: Aynalı Martin Mekanizması, namluyu kapak ve fişeği namlu içinde tutmak ve gerekirse fişekle ateş etmek ve dışarı atmak vazifesini görür. Askerlerin bilmesi gereken diğer aksamlar ise: Kovan, Kapak çivisi, İ ğne yayı, Manivela, Tetik, Korkuluk köprüsü, denilen kısımlardan ibarettir. Kovan: Çakmak parçalarının birbirlerine sabitlendiği ve muhafazalarına mahsus bir boşluktan ibarettir.

  1. a) Kapak: Kovan ile manivelayı kapamaya mahsus olduğu gibi iğneyi de iç kısımda muhafaza edip ona istenilen yönü vermeye yarar. Fişeği kolaylıkla fişek yatağına koyabilmek için üstü kaşık şeklinde imal edilmiştir.
  2. b) Kapak çivisi: Kapağı kovana sabitlemek için kullanılır ve kovanın solunda oyulmuş delikten geçirilir.

İğne yayı: Helezon şeklinde ve çelikten imal edilen bir tel olup iğnenin üzerine geçirilmiştir ki iğneye ileriye doğru olması gereken şiddetli hareketi gerçekleştirir.

  1. c) Manivela: İlerisinde bulunan kulaklarda açılmış deliklerden geçen bir çivi ile kovanın alt kısmına (korkuluğa) bağlıdır. Gerisinde bulunan köprüye başparmak ile basıldığı halde aşağı ve yukarı hareket eder ve bunun hareketiyle de ilerisinde bulunan kulaklar da hareket edeceğinden kapağı aşağı ve yukarı hareket ettirir.

Tüfeğin özelliklerine daha fazla bakmak isterseniz şuraya bakın: PDF

Aynalı Martin ve Savaşlar

Aynalı Martin tüfeğinin kullanıldığı Osmanlı-Türkiye Savaşları

  1. 1877-1878 Rus-Türk Savaşı
  2. 1897 Yunan Türk Savaşı
  3. 1912-1913 Balkan Savaşları
  4. 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı
  5. 1919-1922 Yunan-Türk Savaşı
  6. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, o dönem ki Osmanlı İmparatorluğu’nun girdiği en önemli savaştı. Bu savaşın en önemli cephesi olan Plevne‘de Aynalı Martin tüfeğinin rolü büyüktü. Aynalı Martin tüfeği menzil genişliği sayesinde, Ruslar daha ateş açamadan Türk askerleri tarafından vuruluyor idi, 15 dakika içinde 5000 Rus askerinin hayatını kaybettiği söylenir.

Ayrıca Osmanlı Harp Madalyası Takan Nazi Askerleri yazımız ilginizi çekebilir.

Talha Aygün Hakkında

Talha Aygün

Tarih ile ilgili makaleler yazan birisiyim.